1974 yılının kışında İstanbul’a ayak basan bahriyeli Ferit, Müjgan, Selim ve Nalan’ın hayatları ile kesişiyor. İlk görüşte aşk, o yılların doğasına uygun olarak mümkündür. Göz göze gelmek ise bir büyük yangın sebebidir. 1974 İstanbul’u, Boğaziçi, martılar, sahil boyu döşeli Arnavut kaldırımlar, Müjgan ve Ferit’e aşk neymiş öğretecekler.
Aşkla birlikte gelen diğer tüm duyguları da öğretecekler; hasreti, vefayı, sadakati, ihtirası, ihaneti, tutkuyu ama illaki susmayı.