Variety, Brad Bird'in beşinci animasyon filmi 'Ray Gunn' hakkında incelemesiyle gündeme geldi. Film, 1930'lu yıllarda hayal edilen 21. yüzyıl şehri Metropia'nın görsel dünyasını sunuyor. Bu şehirde, uçan araba ve süper güçlü jet paketi gibi teknolojik gelişmeler varken, insanlar yine eski alışkanlıklarını sürdürüyor. Dışarıdan gelen uzaylılarla ilişkilerde ayrımcılık ve apartheid benzeri durumlar varken, suç ve yolsuzluk da devam ediyor. Pop-up reklamlar artık hologramlarla kişisel alanlara girmeye başladı. Film, 'Blade Runner' ile benzerlikler gösterse de, daha aydınlık ve parlak bir detektif hikayesi sunuyor.
Brad Bird, önceki eserlerinde olduğu gibi bu filmde de retro-futuristik estetiği kullanıyor. Filmde, Art Deco tarzındaki binalar, 1930'lu yılların Hollywood gece kulüpleri ve şıklıkla dolu kiralık odalar gibi görseller yer alıyor. Tüm bu detaylar, 1939 yılında hayal edilen bir 21. yüzyıl şehri atmosferini yaratıyor. Film, 1930'lu yılların sinema tarzını ve noir tarzını bir araya getiriyor. Ancak, bu detaylarla birlikte, filmdeki komedi ve karakterlerin derinliği eksik kalıyor. Özellikle başrolde yer alan Sam Rockwell'in seslendirdiği P.I. karakteri, daha fazla derinlik ve ruhsal zenginlik kazanmış olabilirdi.
'Ray Gunn', çocuklara yönelik bir yapımdır ve bu nedenle bazı olaylar ve tarzlar, günümüz çocukları için anlamaya zorlayıcı olabilir. Robert Zemeckis'in 'Who Framed Roger Rabbit?' filmi, bu tür bir yapımdan esinlenerek yapılmış olabilir. Ancak, bu filmdeki mizah ve karakterler, daha az etkileyici oluyor. Film, 2 saatlik bir seyahat sunuyor ve bu süre boyunca izleyiciler, karakterlerle bir bağ kuramıyor. Bu nedenle, film, izleyicilerin seyahatini keyifli geçirmesine yardımcı oluyor, ancak derin bir bağ kuramıyor.